
Osman Aytekin
Müstear isimle yazmanın yazarlar için faydalı olduğu muhakkak. İstediğiniz gibi, rahat yazabilirsiniz. Perde gerisinde durur gibi dürbünle etrafı gözetlersiniz sanki. Gerçekte sizin kim olduğunuzu bilmezler.
Hedef alırsınız ama hedef olmazsınız… Bir bakıma sahte elektronik isimle yorum yazanlar gibi. Fakat yine de yazarlılığınızın müdrikinde değilseniz başınız ağrıdığında, perde açıldığında öne siz çıkarsınız.
Bir iki yazı dışında bu güne kadar müstear isimle yazılar yazmadım. Tanıyan beni böyle tanısın diye düşündüm. Ancak bir yazımdan dolayı da devlet memuru olarak soruşturma geçirdim. Aleni yazmanın bedelini hayatımda bir kez de olsa ödedim. Şimdiki yazarların başlarına eğer devlet memuru değiller ise böyle şeyler gelmez. Ama gazeteci meraklıdır, hırslıdır yerine göre saldırgandır: gün olur başı dertlerden kurtulmaz.
Gazeteciliği basın ahlakına göre yapmak gerekir. Yani gazeteler ve gazeteciler gazetelerinde yazdıklar o; “gazetemiz basın ahlak kurallarına uyar” gibi ifadeler bazı gazeteler için bir anlam ifade etmez.
Bazı yazarlar var ki müstear adları kendi adları kadar tanınmıştır. Mesela: Hekimoğlu İsmail(Ömer Okçu),Taha Kıvanç(Fehmi Koru),Abbas Yolcu(Atilla İlhan),Server Bedi(Peyami Sefa)
Müstear isimlerin çoğunun ciddi ve sağlam bir görüntü vermediği gibi gayri ciddi isimlerden oluştuğu da enteresandır. Bu durumu da yazarların müstear isimleri pek de fazla ciddiye almadıklarını düşünmek mümkündür Örnek mi istiyorsunuz! Buyurun bakalım:
Gerçek ismi: Adalet Cimcoz: müstear: Fitne Fücur, Ahmet Turan Alkan: Recai Güllaptan, Attila İlhan: Abbas YolcuG-Beteroğlu, Aziz Nesin:Bahri Filefil- Berdi Birdirbir-Fettane Şatifil-Kerami Pestenkerani- Kerim Kihkih-Ord.Prof- Paf-Puf, Dr.Daim Değer, Çetin Altan: Hadi Borazan- Hüseyin Zurna, Ercüment Ekrem: Talu Çekirge- Karga- Torik Nemci- Kertenkere, Faruk Nafiz Çamlıbel: Çamdeviren-İğne ile Kuyu Kazan, Hamdullah Suphi Tanrıöver: Toplu İğne, Hilmi Yavuz:İrfan Külyutmaz, Muhsin Ertuğrul: İp Çeken-Suflör, Peyami Safa:Çömez, Yusuf Ziya Ortaç:Akşamcı. Görüldüğü gibi yazarlar müstear isimlerde mizahi kelime ve kavramları kullanmışlardır.Diğer taraftan ciddi isimler, hem ciddi hem de mizahi isim kullanan yazarlarda vardır:Ali Sirmen:Samim Lütfi, Faruk Nafiz Çamlıbel:Akıllı Ozan, Halide Edip Adıvar:Halide Salih, Haldun Taner:Haldun Hasırcıoğlu, Kemal Tahir: Bedri Eser- Nurettin Demir- Kemal Tahir Tipi- Kemal Tahir Benerci, Melih Cevdet Anday: Gani Girgin-Zater, Murat Belge: Raif Özben, Muhsin Ertuğrul: Ertuğrul May- Nabi Zeki- Servet Moray, Nazım Hikmet Ran: İbrahim Sabri-Kartal- M.İhsan- Nazım Hikmet -Nazım Hikmet Borjensky- Nurettin Eşfak, Orhan Veli Kanık: Adil Hanlı-Mehmet Ali Sel, Rıfat Ilgaz: Mehmet Rıfat-Stepne- Remzi Işık,Samet Ağaoğlu: Samet Agayef, Tarık Dursun: M.Hasan Göksu- T.Kakınç, Vedat türkali: Hüsamettin Gönenli, Yahya Kemal Beyatlı: Ahmet Agah,Süleyman Sadi,S.S.,Ziya Gökalp: Bimar,Büyük Baba, Meclis-i İdare Vilayet Kitabesinden Ziya. Melih Cevdet Anday: Gani Girgin, Adalet Ağaoğlu: Parker Quinck, Reşat Nuri Güntekin:Ates Böceği- Agustos böcügi- Yıldız böcügi- Cemil Nimet- Hayreddin Rüstü-Mehmet Ferit- Sermet Ferit- Bu isimleri de yazar remiz olarak kullanmıştır:Çigdem-Fakir- Karakus- Saksagan- Yarasa,Nabi Avcı: Veysel Vedat, Niyazi Birinci :Yavuz Bahadıroğlu, Tarık Buğra: Süleyman Yücel,Ebubekir Eroğlu: Süha Kalaycı, Doğan Hızlansman Giritli, Mustafa İslamoğlu: Yusuf Kerimoğlu- Sami Hocaoğlu,Metin Kaçan: Jack Laban,Sezai Karakoç: Mehmet Leventoğlu-Zülküf Canyüce, Bahaettin Karakoç: Aşık Rahmani,Necip Fazıl Kısakürek: Ahmet Halil,Cemil Meriç: Cemil Şaman-Fırsat Yoksulu,Rasim Özdenören: A. Gaffar Taşkın,Nuri Pakdil: Ebubekir Sonumut,İskender Pala, Pertev Pala- İlhami Yalınkılıç, Cahit Zarifoğlu: Vedat Can, Hakan Albayrak:Ahmet Kafkas- Verner Hugo, Abdullah Aymaz: Safvet Senih,Mehmet Şevket Eygi: Ubeydullah Küçük,Ece Ayhan Ayhan Çağlar,Behçet Necatigil: Behçet Gönül,Özdemir Asaf: Halit Özdemir Arun,Salih Mirzabeyoğlu: İzzet Erdiş,Elif Şafak: Elif Bilgin
Nazım Hikmet'in’in sinema ile ilişkisi olduğu yıllarda Muhsin Ertuğrul adına yazdığı senaryolarda takma isimler kullandığı da biliniyor. Bu isimler Mümtaz Osman'la Ercüment Er'dir.
Yazarlar arasında kadın isme müptela olanlar da şu isimler: Attila İlhan:Nevin Yıldız, İsmail Hami Danişmend: Rabia Hatun, Peyami Safa: Şerazat.
Bu isimler arasında Aziz Nesin’in adının takma olduğunu biliyor musunuz.Bu yazarın asıl adı ise: Mehmet Nusret’tir.Bu ismin dışında adını beğenmeyen yazarlar; Alparslan
Türkeş: Hüseyin Feyzullah, Fethi Nac:İsmail Naci Kalpakçıoğlu, A.Kadir: Abdülkadir Meriçboylu, Cemal Süreya: Cemalettin Seber, Halikarnas Balıkçısı: Cevat Şakir Kabaağaçlı, Orhan Kemal: Mehmet Reşit Öğütçü, Tarık Dursun: K. Tarık Dursun Kakınç, Vedat Türkali: Abdülkadir Pirhasan, Yaşar Kemal: Kemal Sadık Göğçeli, Yahya Kemal Beyatlı: Mehmet Agah.
Edebiyatımızda bunca tanınmış yazarın müstear isim kullanmanın nedeni sinema sanatçıları gibi olmasa da bazılarının dayandığı bir neden vardır.Bu yazarlardan biri de Vala Nurettin’dir.Vâ-Nû (Müzehher-Vala Nurettin) hapishaneden yazdığı bir mektubunda şöyle belirtir: "... bana senaryo yazdırırlarken benden ne operet, ne melodram, ne kepaze sergüzeşt mevzuu değil, benden ciddi, realist, ağırbaşlı ve tek kelimeyle gerekirse altına imzamı koyabileceğim senaryo istemeleridir. Halbuki şimdiye kadar bana yazdırdıkları senaryoların hiçbirinin altına bir milyon verseler imzamı koymam ve hatta bunları yazdığımı bile inkara hazırım."Peyami Sefa’da çocuk hikayelerinde müstear adı kullanmasının nedeninin bu kitaplardan para kazanmış olmasıdır.
Atatürk’ün de müstear isim kullandığını biliyor muydunuz: Mustafa Kemal Atatürk, 1937’de, Hatay meselesi ile ilgili olarak, başında İsmet İnönü’nün bulunduğu hükümeti, bir makale yazarak eleştirir ve metni ‘Asım Us’ adıyla gazetede yayınlar.(1)
Tahsin Yıldırım,(2)8 yıl yaptığı araştırmalar sonucunda 20 bin müstear yazar ve sanatçı ismi tespit ettiğini belirtmiştir.Müstear isim kullanımı özellikle sinema oyuncularıyla sarkıcılarda daha yüksek olduğu biliniyor.Bunun en önemli nedeni de tanınmak için iyi bir isim kullanmak olarak özetlenebilir.
Reşat Nuri Güntekin’in Bilinmeyen Remiz ve Müstear isimleri isimli bir araştırma yapan Ars.Gör.Oguzhan KARABURGU(3)’nun Reşat Nuri Güntekin’le ilgili şu anekdotu ile yazımızı bitirelim:
“ Asagıda verdigimiz anekdotta Resat Nuri, kendisine yapılan gazetede yazı yazma teklifinde gerçek ismini kullanmaktan çekinir ve müstear isim kullanmak ister. Zaman gazetesinin basmuharriri olan Buldanlı Veli, Resat Nuri’nin babasının yakın dostlarından
biridir. Tepebası Tiyatrosu’nda Halit Ziya’nın adapte ettigi Fare isimli piyesi oynanırken Resat Nuri’nin piyes ve Darülbedayi hakkındaki düsüncelerini dinleyen Buldanlı Veli, sözlü olarak ifade ettigi düsüncelerini yazılı olarak Zaman gazetesine yazmayı teklif eder. Resat Nuri ve Buldanlı Veli arasındaki konusma söyledir: (…)
“- Sen bunları hemen yazıp bana getirmelisin, dedi.
Sasırır gibi oldum:
- *mzam ile mi? dedim.
- Elbette imzanla. . .
- Becerebilir miyim dersiniz?
Cevabı kelimesi kelimesine hatırımdadır:
- Agzınla söylediklerini bozmadan yazabilirsen olur.
- Bir nam-ı müstear kullansam!..
- Nam-ı müstearı adı olanlar kullanır. Simdilik kendi adından âlâ nam-ı müstear olmaz… Tutarsa
hakikî adın olur gider…” bkz. “*lk Gözagrılarım”, Argos, Aralık 1989, Nu: 16, s. 133.
Anlaşılan o ki bundan sonra da müstear isimler ortaya çıkacak ve takma ad kullanımı devam edecektir.
-----------------
1-Zaman Pazar Eki-11 Şubat 2007
2- Tahsin Yıldırım’la Söyleşi-Elif Çakır, http://www.edebistan.com, 1 Temmuz 2007
3- Oguzhan Karaburgu, “Resat Nuri Güntekin’in Bilinmeyen Remiz ve Müstear /simleri”, Türk Dili, S. 660, Aralık 2006, s. 525-535.